çocuk kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2014 Cuma

Astalavista Baby ile Telli Turna Arasındaki Hayat Karmaşası


Her geçen gün yeni bir şey farkediyor farklı kapılardan geçiyorum. Kızım sayesinde. O dört yaşında dünyayı çook merak eden, çok soru soran  ve heyecanlı bir çocuk. Tüm diğer çocuklar gibi...

Arabada çok uzun saatler geçirmemesine özen gösteriyorum. Yaklaşık yarım saatlik bir yolumuz var evden okula. Yani zaten 1 saatini genelde arabada geçiren kızım bu süreyi daha çok soru sorarak, konuşarak ve şarkı söyleyerek değerlendirmeyi tercih ediyor. Araba sessizleştiği anda uyuduğunu anlıyoruz. Bununla birlikte arada radyo açıp onun konuşmasını engellemeye çalışsam da (çok yorgun olduğumda bunu yapıyorum evet) hiç başarılı olamadım şimdiye kadar.

Müzik ve kızım ile ilgili ilgimi çeken şey onun sözsüz yani sadece enstrümantal müzikleri daha çok sevdiği yönündeydi. Hatta ve hatta zaman zaman “anne şu gürültüyü kapatır mısın?” deyişlerine bozuluyor ve “O gürültü değil müzik “dediğim oluyordu (radyoda çalan güncel pop müzikler için bunu söyledi pek çok kez). Bunu her şarkıya yapmıyordu. Bende çok üzerinde durmuyordum.

En son bayram için uzun yola çıkarken birkaç CD aldım yanıma. Biri de Yeni Türkü’nün CD'siydi. Yola çıktıktan yaklaşık yarım saat sonra taktım CD'yi. Ve çok sevdi bizim kız. Telli turna şarkısı ise en sevdiklerinden oldu. İlk sorusu “Telli Turna ne demek?” oldu. Sonra biraz araştırınca telli turnaların nesillerinin tükenmekte olduğunu öğrendik. Zaten dinazorlara olan ilgisiyle bağlantılı olarak nesli tükenen hayvanlar ile ilgili soruların ardı arkası kesilmedi. Sonra “Dünya neden kirleniyor?, Biz de uçurtmalara binelim mi?, Patika ne demek?, Kuşların kanatları bulutlara nasıl takılıyor?" gibi soruları geldi.

Sadece bir şarkı üzerinden neredeyse tüm yol boyunca konuştuk. Fakat hala gündemimizde nesli tükenen hayvanlar ve tabii ki tükenmeyenler de var.

Bizler çocuklarımızın dünyasına giren müziğin ne kadar farkındayız? Çocuklarımız Astalavista Baby de dinleyebilir Telli Turna’da. Fakat her zamanki gibi iyiyi ve kaliteliyi hayatımıza katabilmek ve onu düzenimizin bir parçası yapabilmek için ekstra bir enerjiye ihtiyacımız oluyor. Radyoyu açtığımızda Telli Turna dinleme ihtimalimiz Astalavista Baby’e göre oldukça az. Iyi müzik, farklı müzik hayatımızda ne kadar var.

MiMA’daki eğitim içeriğini belirlerken hep bunu söylüyoruz. Bilgi parça parça değildir. Bilgi katmanlı, geçkili bir bütündür. Müzik, resim, hareket, söz, tabiat bunun birer parçasıdır. Hiçbiri birbirinden bağımsız değildir diyoruz. 

Hala geriye dönüp dönüp müzik ve çocukların müzik ile kurduğu ilişkiyi düşündüğümde yine pek çok zaman olduğu gibi onları küçümsediğimizi görüyorum. Onlar iyiyi ve güzeli bizden daha iyi anlıyorlar ve olduğu yerden bulup çıkarabiliyorlar. Biz pek müdahale etmesek her şey daha kolay olacak belki de.

Tüm bunlarla birlikte bu süreci her zamanki gibi kitap ile destekliyoruz. Nesli tükenen hayvanlar, hayvanların hangi bölgelerde yaşadığı, neden hayvanların nesillerinin tükendiği ile ilgili oldukça fazla kaynak taradım. Kimisinin resimleri iyi değildi, kimisi ise gerçek resimler kullandığı için bu yaşa (4 yaş) uygun değildi ( örn. dinazorlar). Tavsiye edebileceğim birkaç kaynak şu şekilde;

1. Harika Bilim Serisi – Keşfedin Dev Dinazorlar – Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Resimleri güzel, oldukça kaliteli bir basım, sözü çok uzatmıyor, dinazor çeşitleri ve onların özelliklerini anlatıyor. 8-16 yaş diyor fakat bizim 4 yaş bundan oldukça keyif aldı. Tek sorun boy uzunluğu (42m uzunluğunda), kanat açıklığı (7,8 m) yada 150 milyon yıl önce yaşadı gibi ölçü ve zaman bilgilerinin bu yaşa pek hitap etmemesi.

Uyarı – Çocukların dinazor, köpek balığı, canavar gibi kavramlara ve resimlere verdikleri tepkiler birbirinden çok farklı. Çocuğunuzun böyle bir hassasiyeti varsa; dinazorlardan korkuyor ya da canavar adını bile duyunca ürküyorsa bu tarz kitaplar için biraz daha zamanınız var demektir. Bir yetişkin olarak çocuğunuzun hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak mutlaka bir ön inceleme yapmanızı tavsiye ederim.

2. Resimli Ilk Hayvan Atlasım – Mandolin Yayınları

Dünya üzerinde yaşayan hayvanları bölge bölge, kıta kıta gösteriyor. Daha çok görsel bir kaynak fakat oldukça dolu. Az yazı bol resim arayanlar için iyi bir kaynak.

İçinden bir de kıtalardaki hayvan çeşitliliğini gösteren bir dünya haritası çıkıyor. Çok şirin.

3. Neden Niçin Nasıl - Hayvanat Bahçesi – Mikado Çocuk

Üzerinde 4-7 yaş için olduğu yazıyor, sahiden muazzam bir kaynak bu yaş aralığı için. Çizimleri çok güzel, kitabın içerisinde bol miktarda pencere var (ki çocuklar bunları genelde çok sever), bilgiler çok ölçülü verilmiş.

Aynı serinin başka konularla ilgili farklı kitapları da var. Onlar da eğlenceli olabilir.

4. Yaşam Atlası – İlginç Fotoğraflarla Doğa Araştırmaları – Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Bu kaynak bir çocuk ansiklopedisi niteliğinde. Resimleri çok iyi. Anlatımlar güzel. Biz bu kaynağı sadece hayvan bilgileri için kullanıyoruz. Oldukça fazla hayvan ile ilgili bilgi ve resimler var. Çizim değil gerçek resimler kullanılmış bu da tüm kaynaklarınızın çizim olmaması açısından önemli.

Bu kitapla ilgili tek bir uyarı yapmak istiyorum eğer çocuğunuza varoluş-yaradılış sürecini “evrim teorisi” üzerinden vermek istemiyorsanız bu kaynağı mutlaka öncesinde okumanız, bazı bölümleri tamamen okumadan atlamanız ve bazı bölümlerinden belli kısımlarını çıkarmanız gerekir.


Bu ön inceleme her kitap için gerekli aslında. Her birimizin hassasiyetleri birbirinden çok farklı ve her kitap herkese hitabetmiyor. Bu noktada seçici olacak kişiler bizleriz.

Psikolog Beyza Öztin YAŞAR

24 Mart 2014 Pazartesi

Küçük Prens

Küçük Prens'i okudunuz mu? Çoğu insan onun bir çocuk kitabı olduğunu düşünür.Küçük Prens bilge bir çocuktur. Tüm kitap boyunca yetişkinlerle ilgili yorumlar yapar. Kimi zaman bir coğrafyacı, bazen bir kral, bazen de bir ayyaşla konuşur. Kendi bakış açısından yetişkin dünyasını  değerlendirir ve bize yetişkinlerin önem verdiği şeylerin bir çocuk bakış açısından nasıl göründüğünü gösterir.

Karşılaştığı her insanın temsil ettiği bazı özellikler göze çarpar. Bunlar dünyadaki insan tipleri ve her insanın kendi karakterinde bulunan halleri de temsil eder. Mesela bir gezegende bir fenerci yaşamaktadır. Gece olduğunda feneri yakıp, gündüz olduğunda söndürmekle görevlidir çünkü yönetmelik böyle söyler. Fenerci aslında uyumayı çok sever. Eskiden feneri yakmasıyla söndürmesi arasındaki bütün zamanı uyuyarak değerlendirirken, artık gezegeni çok küçüldüğü için fenerini yaktıktan hemen sonra güneş batar ve söndürmesi gerekir. Dolayısıyla uyumaya hiç vakti kalmaz. Bu hikayedeki kahramanın özelliğini dünyadaki bir insan tipi olarak da, her insanda bulunan bir karakter özelliği olarak da algılayabiliriz. Şöyle ki; bir devlet dairesine gittiğinizde işinizi çözmek için değil, işi kitabına uygun yapmak için uğraşan memurlarla karşılaşmışsınızdır. Kurallar ne kadar işlevsiz de olsa o kişi için önemli olan işlevi değil kuralı uyguluyor olmaktır. Bazen de kendi hayatımızda bunu yaparken buluruz kendimizi. Anneliğimiz veya evliliğimiz süregelen kurallara dönüşüvermiştir. Ne kadar işlevsel olduğunu veya gerçekten etkili ve iyi sonuçlara sebep olup olmadığını düşünmeden öğrendiğimiz "yönetmelik"leri uygulamaya devam ederiz.
 
 Kıymet kavramı üzerinde de sıklıkla değerlendirmeler yapar Küçük Prens. Bir şeyin sizin için değerli olmasını sağlayan ona ayırdığınız zamandır. Bununla ilgili tilkiyle yaptığı sohbetten , gülünü hatırlayış ve özleyişinden ve çölle ilgili söylediklerinden daha çok detay vermek isterdim ama veremeyeceğim.Çünkü kendiniz okursanız tadı çok başka olur. Ama şunu söylemeliyim ki; kitap soyut kavramları öylesine hikaye gibi ama gerçeğin içinden anlatıyor ki anlamakta ve anlatmakta  zorlandığınız kavramları da bir çırpıda anlıyorsunuz.
   
Kitap içinde pek çok temsili barındırıyor. Hem kendi hayatımızı, hem dünyanın genel gidişatını bir çocuğun gözünden görmek, kendi bulunduğunuz yeri daha farklı bir şekilde sorgulamanızı sağlıyor. Kendi çocukluğunuzdan bugünü seyretmek size ne kadar memmuniyet duygusu yaşatıyor? Okurken bu ve bunun gibi pek çok yönden kendimizi sorguluyoruz. Bazı işleri daha kısa sürede yapıp artırılacak zamanın nasıl kullanılacağından, sayıların hayatımızdaki yeri ve öneminden, önemli işler kavramının çocuk dünyasında ne anlama geldiğinden, çocukluktan bu yana kaybettiklerimizden ve bunun gibi daha bir çok konuyla ilgili bilgiler barındırıyor.

    Daha fazla detay verip kitabın tadını kaçırmak istemiyoruz. Ama bu bakış açısıyla kitabı bir kez daha okuduğunuzda hikayenin bir çok yerini daha farklı değerlendirebilirsiniz.

Sevgilerimle,
Psk.Büşra Odabaşoğlu


Editör: Esma Bıyık

30 Aralık 2013 Pazartesi

Rüya Gibi Çocuk Kitapçıları 1 - Tales On Moon Lane


Çook önceden planladığım Aralık ayında bir kaçamak yapalım dediğim zevkli bir gezi sonrasından yazıyorum sizlere :) Önce 5 gün İngiltere, ardından 2 gün Belçika'yı gezdik. Tabii ki bu arada bol bol kitapçı gezdim. İngiltere için gitmeden araştırdığım 3 çocuk kitapçısı vardı. Bunların birinin kapandığını gördük gittiğimizde maalesef. Amaaa diğer ikisini gezme imkanımız oldu.

Bunlardan ilki "Tales On Moon Lane". Ödüllü bir çocuk kitapçısı. Küçük fakat dolu dolu ve çok samimi.


Resimlerde görülmüyor ama kapıdan girince hemen solda iki kişilik bir kanepe bulunuyor. Girişteki mekan tamamen illistrasyonlu çocuk kitapları. Birde kitapçının arka tarafında küçük bir oda var (tenten'li oda) orada da daha büyük çocuklar için okuma kitapları bulunuyor.





Bu iki alan arasındaki koridorda bir duvar var ki epey bir süre hayran hayran izledim :) .. İmza günü için gelen illistratörler bu duvara çizimler yapmışlar. İmza günleri sıklıkla yapılıyor. Bununla birlikte okuma atölyeleri de oluyor. Her taraf dolu dolu. İnanılmaz güzel kitaplar var. Buradan aldığım kitapları da önümüzdeki günlerde blogda paylaşacağım.


Büyülü biryer. İçeri girimce çıkasınız gelmiyor. Çok fazla ziyaretçisi var. Biz orada yaklaşık bir saat kaldık. Sürekli gelen gideni vardı. Kitaptan başka oyuncak, yapboz, kart, sticker, boya gibi pekçok eğlenceli malzeme var. Herşeye dokunmak serbest. Tüm kitapları okuyabilirsiniz. Aynı rahatlık çocuklar için de geçerli. Gelen çocuklar içerideki herşeyle oynayabiliyorlar.

Bizim gittiğimiz dönem tam yılbaşı öncesi olduğundan heryerde, vitrinlerde, caddelerde daha heyecanlı ve özenli hazırlıklar ve süslemeler vardı.


Kitaplar içerik olarak bizde ki çocuk kitaplarından çok farklı. Daha gelişmiş; hem seçilen konular açısından hem de çizimler muazzam. Çoğu kitapta ciddi felsefeler var. Yetişkin zihnini dumur edebiliyor. Önümüzde ki günlerde burada paylaşacağım kitaplardan biri tam böyle. Çocuklara anlatmakda zorlandığımız kayıp, ölüm algısı ve hatta bu kaybı yaşamış bir çocuğu anlama, onun dünyayı anlamlandırması üzerinden çocuğu tanıma konusunda yetişkinlere yardımcı olacak güzel kitaplar vardı.


Bununla birlikte - "Öldükten sonra nereye gideceğiz" sorusuna hiçbir dine gönderme yapmadan ama o kadar naif, anlaşılır ve rahat bir anlatımla cevap sunuluyor ki! Kesinlikle görülmesi lazım.


Eğer yolunuz İngiltere'ye düşerse ve çocuk kitaplarına ilginiz varsa kesinlikle uğramanızı tavsiye ederim.


http://talesonmoonlane.co.uk  internet sitesinden de başka görseller ve etkinlikler takvimini görebilirsiniz...


Çok renkli, çok kitaplı, bol keyifli günler ve haftalar diliyorum...


Psikolog Beyza YAŞAR

MiMA Psikoloji - Minik Mucizeler Akademisi

6 Ağustos 2013 Salı

Kitap * Bay Morris Lessmore'un Uçan Kitapları


Öyle güzel, öyle naif bir kitap ki anlatamam. Bir canım arkadaşım getirdi geçen hafta kitabı. “ Benim hoşuma gitti, senin de beğeneceğini düşünündüm” dedi. Kitabın konusu isminden de anlaşılacağı üzere kitaplar. William Joyce yazmış Joe Bluhm ile beraber resimlemişler. William amca hem hikaye hem de çizim konusunda oldukça yetenekli bir şahsiyet. “Başka neler yapmış neler” diye bakınırken “Oyuncak Hikayesi”nin kahramanlarını da onun çizdiğini öğrendim. Yetenekli bir kişilik yani!

Şunu mutlaka belirmeliyim ki; kitaplar, onların bizim dünyamıza kattıkları, hikayeler, renkler, resimler, hayatlar, harfler gibi daha pek çok kavram ve anlatım var kitapta. Kitaplar siyah beyaz hayatlarımızı renklendiriyor aslında. Bize yeni hayatların kapılarını açıyor, biz bu şekilde başkalarının hayatlarına dokunuyor ve yaşıyoruz.

Ben tabii ki ilk testi kendi kızımda yaptım -her zaman ki gibi-. Kitap kısa olmamasına rağmen sabırla dinledi. Birkaç soru sordu; “Neden baston kullanıyor?” (Morris baston kullanıyordu), “Neden daha okumuyorsun?” (Çünkü kitap bitmişti) gibi. En çok kitapların uçma fikri hoşuna gitti. Yürüyen, dans eden ve hatta uçan kitaplara epeyce kafa yordu.

Bizim kız üç yaşını yeni bitirdi. Yani kitabın hitab ettiği yaş grubunu buradan çıkarabilirsiniz. Ben pek kitap tanıtımlarında ki yaş kriterine uymuyorum kızıma kitap okurken. Önemli olan iyi illüstrasyonlu ve hikayesi sağlam bir kitap olması. Bir de çook uzun olmaması tabi.

Bu arada kitabın bir de animasyon filmi var. Harika bir şey. Aşağıdan izleyebilirsiniz. Allahım o kütüphane, Morris’in gölgesinde oturduğu o büyük ağaç, ciltli kitaplar daha ne güzellikler; anlatmak zor. Hem kitabı, hem de filmi tavsiye ediyorum herkese. Sadece çocuklara değil yani :)

 Kitabın arka kapak yazısı;

“ Herkesin bir hikayesi vardır ve tüm hikayeler önemlidir. Bay Morris Lessmore kelimeleri, hikayeleri, en çok da kitapları severdi. Bir gün beklenmedik bir biçimde Morris’in dünyası darmadağın oldu. Kelimeleri hatta harfleri bile uçup gitmişti. Birden ışık parladı gökyüzünde, ona şans getirecek bir ışık! Mavi gökyüzünde kanat çırpan kitaplar gördü. Uçan kitaplardan birinin peşine takıldı ve ... "





Psikolog Beyza YAŞAR

23 Temmuz 2013 Salı

Bir çocuk kitapçısı hatırası


Bu sene ki Amerika gezimde benim çok sevdiğim birkaç kitapçının kapandığını gördüğümde çok üzülmüştüm. Bazen canım sıkkınken ya da acaba ne yapsam diye düşünürken kendimi o kitapçılarda bulurdum. İçeri girdiğinizde burnunuza gelen kahve kokusumu desem orayı cazip yapan yoksa istediğin dergiyi ya da kitabı alıp okuyup tekrar yerine koyabilme lüksü mü bilemiyorum. Ama oraları çok özlüyorum. Buraya geldiğimden beri sık sık sorarlar özlüyor musun Amerika’yı diye. Evet özellikle kitapçılarını çok özlüyorum.

İstanbul da çok az çocuk kitapçısı olduğunu biliyoruz.  Burası Maryland'de bir kitapçı. Kitapçının çocuklara özel mekanı resimlerde. 2 katlı ve oldukça büyük bir mekanın 2. katının yarısı çocuklara ayrılmış. Eğlenceli mekanlar oluşturabilmek aslında zannedildiği kadar kolay değil. Ben bu kitapçıdan  kızımı çıkaramadım mesela. Benim de pek çıkasım gelmedi :) işin doğrusu... 

Böyle yerlerde saatler değil, günler geçirilebilir bence.


Herkese ilham olması dileklerimle...

Psikolog Beyza YAŞAR

9 Temmuz 2013 Salı

Kitap* 3 Kedi 1 Dilek



Doğruyu söylemek gerekirse ben kitabı görür görmez, daha kapağından, çizimlerine vurularak aldım elime. Taa uzaktan gördüğümde de bu kitabı almalıyım diye gidiyordum yanına.

 Çizimler Ayşe İnan Alican'a ait. Kendisini zaten her ay Meraklı Minik dergisinden takip ediyoruz. Hatta sık sık kendimi "Neden tüm derginin çizimlerini o yapmıyor ki?" derken bulabiliyorum. Ayşe Hanım'ın çizgilerinin yanında benim en hoşuma giden renkleri kullanışı.

Çocuk kitabı olduğunu farketmemle hemen hikayeyi okumak için açtım içini. Hikayesi de en az çizimleri kadar güzel ve etkileyici. Hikaye Sara Şahinkanat'a ait. Ben yazarın sadece iki kitabını okudum. Biri buradaki "3 Kedi 1 Dilek", diğeri de "Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kızdan". Oda en az bu kitap kadar eğlenceli.

Çizim ve hikaye ciddi manada birbirini tamamlayan iki unsur. Her ikisinin de güzel ve kreatif olması biz okuyuculara inanılmaz bir tat veriyor. Belki benim özel merakımın da etkisi olabilir ama zaman zaman canım sıkıldığında kendi okuma kitaplarımdan çok kızımın kitaplarına gidiyor elim. 

Kitapları kızıma okumadan önce mutlaka kendim okurum, hatta doğruyu söylemek gerekirse pek çoğunun dilini ve ifadelerini değiştiririm. Pek çok kitabı çizimlerini beğenerek alırım ama hikayede ufak tefek değişiklikler yaptığım olur. Bu hikayeyi olduğu gibi okuyabiliyorum. Bu benim için büyük rahatlık. İfadeler çok güzel, dil sade. Konusu arkadaşlık, kurgusu çok pırıltılı ve kreatif. Okurken benim gözlerim parlıyor. Eğer kızım o aksam okumak için bu kitabı  seçti ise seviniyorum doğrusu.

Kitap 3-8 yaş arasına uygun . Çizimler renkli ve eğlenceli  olduğundan daha küçük yaşların da dikkatini çekiyor.

Ve şunu da söylemeden edemeyeceğim, kızım bu kitabı her okuyuşumuzda eve ne zaman bir kedi alabileceğimiz konusunda pazarlıklara girişiyor. Zaten içinde var olan kedi sevgisi, bu kitapla tekrar tekrar pekişiyor.

Çok eğlenceli, duygu yüklü :), renkli ve sürprizli bir kitap.

Psikolog Beyza YAŞAR